Vitrindeki albümler

ESRA KAYIKÇI ‘SESLEN BANA’

Besteci, şarkıcı ve kontrbasçı Esra Kayıkçı, 2010’lu yıllarda gelen, kendi bestelerini seslendirerek ilk albümünü çıkaran yeni kuşağın kalabalığında, özgün ve heyecan verici isimlerden biriydi. 2016 yılında çıkan ilk albümü “Bozgun Hatıra”, erken yaşına rağmen ciddi bir müzikal ve edebi olgunluk sergileyen şarkılara imza atmış, yanı sıra melankolik şarkı sözleriyle ciddiye alınması gereken bir kalem olduğunu gösteriyordu. Esra’nın ikinci albümü “Seslen Bana” ilk albümün tesadüf olmadığını ispatlıyor.

Esra’nın müziği kendisi gibi zarif ve kırılgan. “Seslen Bana” albümünde şarkıdan şarkıya (swing, balad, rock, pop, country gibi) tür değişiklikleri arz etse de bir bütünlük söz konusu. O bütünlüğü veren, Esra’nın notalar aracılığı ile tasvir ettiği ve sıcak renklerle sıvanmış dünya. Akustik sound üzerine inşa edilmiş bu singer-songwriter albümünde çalgısal pasajlar ihmal edilmemiş. Ana kadro perdesiz basta Orhan Deniz, davulda Fırtına Kıral, gitar ve trompette (yapıma ortak ve müzik direktörü) Hakan Kamalı’dan, konuk listesi Demir Demirkan, Uraz Kıvaner, Halil İbrahim Işık, Baki Duyarlar, Tolga Bedir, Ulaş Kurugüllü, Burak Kayan, Deniz Doğangün, Sarpay Özçağatay, Ediz Hafızoğlu’ndan oluşuyor.

FUAT TUAÇ ‘IMMİGRANT’

2017 tarihli ilk albümü “Late Bloomer”ı çıkardığında, hayatının kırılma noktalarında aldığı radikal kararların kendisine ne kadar mutluluk verdiğini cismen ortaya koymuştu şarkıcı, besteci Fuat Tuaç. Bir Cuma akşamı avukatlıktan istifasını vermiş, pazartesi sabahı Kanada Montreal’de Concordia Üniversitesi’nde caz vokal eğitimine başlamıştı. Gece kulüplerinde şarkı söylemiş, 2015 yılında eğitimini tamamlayarak ilk albümüne kilitlenmişti.

Altı yıl aradan sonra çıkan ikinci albüm “Immigrant”, ilkinin devamı olsa da gelişimi konusunda olumlu farklar mevcut. Daha olgun “Immigrant”; loş ve dumanlı bir atmosferi var, o büyüleyici kırklı ellili yılların siyah-beyaz Hollywood filmlerindeki gibi. Kadrosu ise muhitinin en iyi isimlerinden oluşuyor: Trompette Kevin Turcotte, gitarda Eric St-Laurent, basta Jordan O’Connor, davulda Eric West.

Her ne kadar göndermelerle dolu olsa da adından da anlaşılacağı üzere kendi göç hikâyesini anlatıyor burada Fuat. Kendisiyle barışık, neşeli, kararlı, mütevazı ve sosyal bir karakter; bir tarafı romantik, diğer tarafı bohem. İki tarafın tutkalı ise cesaretle yönettiği tutkuları. Bize anlattığı en önemli şey: Hayat, hayalleri ertelemek için kısa, bir an evvel harekete geç.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir